Amacımız Bu ülkenin hepimiz için huzurlu ve yaşanabilir olması için yürütülen çabalara katkı sunmak.

Alevisiyle, Kürdüyle; gelenekselcisi, Atatürkçüsüyle; milliyetçisi, solcusuyla… Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz.

Bence, hepimiz daha iyi koşullarda yaşamayı hak ediyoruz.Daha onurlu, daha saygın, daha estetik, daha barışçı koşullarda birlikte yaşamak için bilgilendirme paylaşım yapıyoruz…

Günlük Haber Siyasi-Politik Yorum Platformu




Whatsapp ile paylaş
İran sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
İran sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

Avrupa’da Endeksler Düşüşte

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Küresel piyasalarda, ABD-Çin ticaret savaşı endişelerine ve ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımların tekrar başlamasına ve Rusya’ya da ekonomik yaptırımlar uygulamaya başlayacağını açıklamasına paralel, Japonya ve İngiltere’den gelen büyüme verilerinin ardından Asya’da endeksler, Shanghay hariç düşerken, Avrupa’da da endeksler düşüşte.

DOLAR endeksi ABD ekonomisinden gelen güçlü ekonomik verilerle güçlenerek 96.00 düzeyinin üzerine çıktı ve 13 ayın zirvesini gördü. Endeks günlük yüzde 0.39 artışla 95.99 düzeyinde.
EURO/DOLAR, dolardaki güçlenişe bağlı 1.15 düzeyinin de altına indi. Parite yüzde 0.56 düşüşle 1.1463 düzeyine geriledi.
JAPONYA ikinci çeyrekte yüzde 0.5 büyüdü. Beklenti ikinci çeyrek büyümesinin yüzde 0.3 olmasıydı. Japonya ekonomisi aynı dönemde yıllık bazda yüzde 1.9 büyüdü, beklenti ise yüzde 1.4 büyümesiydi.
Gelişme ve verilere paralel Asya borsalarında;
Shanghai yüzde 0.04 yükselirken,
Nikkei yüzde 1.33,
HSI yüzde 0.84,
KOSPI yüzde 0.91 düşüşle kapandı.
MSCI - Japonya dışındaki Asya-Pasifik borsalarını izleyen MSCI endeksi ise yüzde 0.86 düşerken, endeksin son bir yıldaki getirisi yüzde 2.96’ya geriledi.
AVRUPA – Dolardaki güçleniş, ticaret savaşı endişeleri ve Avrupa ülkelerinden gelen ekonomik verilere paralel Avrupa’da tüm büyük endeksler düşüşte.
FRANSA sanayi üretimi Haziran’da aylık yüzde 0.6 arttı. Sanayi üretiminin Mayıs’taki yüzde 0.2’lik düşüşünün ardından yüzde 0.5 artması bekleniyordu.
BİRLEŞİK KRALLIK ikinci çeyrekte beklentilere paralel yüzde 0.4 büyüdü. Birleşik Krallık Ulusal İstatistik Ofisi verilerine göre GSYH Haziran’da aylık yüzde 0.1 büyüdü. GSYH büyümesi hizmet sektöründeki büyümeden olumlu, üretim sektöründeki düşüşten olumsuz etkilendi.
İTALYA’nın dış ticaret fazlası Haziran’da 5.07 milyar euroya yükseldi. Geçen yılın aynı döneminde dış ticaret fazlası 4.50 milyar dolardı.
İTALYA ihracatı Haziran’da yıllık bazda yüzde 6.6 artarken, ithalat yüzde 5.9 arttı.
Gelişmelere paralel Avrupa borsalarında;
DAX yüzde 1.52,
FTSE yüzde 0.69,
CAC yüzde 1.10,
FTSE MIB yüzde 1.56 düştü.
Stoxx 600 ise yüzde 0.84 düştü.
TAHVİL piyasalarında, ticaret savaşı endişelerine paralel 10 yıllık ABD tahvil getirileri yüzde 2.899 düzeyine gerilerken, iki yıllıklarda getiri yüzde 2.637 düzeyine geriledi.
DOLAR/YEN, doların güvenli liman Japon yeni karşısında yüzde 0.14 değer kaybetmesiyle 110.93 düzeyinde.
STERLİN/DOLAR ise yüzde 0.41 düşüşle 1.2770 düzeyine geriledi.
KÜRESEL PETROL piyasalarında Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ABD-Çin ticaret savaşının küresel petrol talebini bu yıl ve gelecek yıl vurabileceğini, ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımların küresel petrol arzını korumayı “çok zor” hale getirebileceğini söyledi.
Türkiye'nin de akaryakıt fiyatlarını belirmede ölçüt olarak kullandığı Brent ham petrolü günlük yüzde 0.28 artışla varil başına 72.27 dolardan, ABD hafif petrolü de günlük yüzde 0.19 artışla 66.94 dolardan işlem görüyor.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) referans fiyat olarak belirlediği sepet fiyatı Perşembe günü 0.07 dolar düşüşle 72.03 dolara yükseldi. Çarşamba günü OPEC sepet fiyatı 72.10 dolar düzeyindeydi.
OPEC Petrol Sepeti, Saharan Blend (Cezayir), Girassol (Angola), Oriente (Ekvador), Rabi Light (Gabon), Minas (Endonezya, Iran Heavy (İran), Basra Light (Irak), Kuwait Export (Kuveyt), Es Sider (Libya), Bonny Light (Nijerya), Qatar Marine (Katar), Arab Light (Suudi Arabistan), Murban (BAE) ve Merey (Venezuela) petrol fiyatlarından hesaplanıyor.

Dolar Son Üç Ayın En Düşük Seviyesini Gördü!

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


TÜRKGÜN  HABER PORTALI



Son Dakika! Trump'ın Tweeti Sonrası, Dolar Son Üç Ayın En Düşük Seviyesini Gördü! İşte Son Rakamlar
Son dakika! Dün 5,65'lere kadar yükselen dolar, Trump'ın Twitter'dan yaptığı açıklama sonrası 5,50 seviyesine kadar indi. 11.30 ittibarıyla 5,4515 ile 9 Ağustos tarihinden beri en düşük seviyesine ulaşan dolar şu sıralar 5,46 TL'den, euro ise 6,25 TL'den işlem görüyor.


Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın yeni vergi indirimlerini açıklamasının ardından 5,48-5,50'li seviyelerden 5,62 seviyesine fırlayan dolar Trump'ın Twitter'dan yaptığı Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile ticaret ve Kuzey Kore üzerine uzun ve iyi bir görüşme yaptığını açıklamasının ardından düşüş eğilimine geçti. 
Trump'ın açıklaması öncesi 5,56 civarında hareket eden dolar açıklama sonrası 5,50 seviyesine kadar indi. 11.30 ittibarıyla 5,4515 ile 9 Ağustos tarihinden beri en düşük seviyesine ulaşan dolar şu sıralar 5,46 TL'den, euro ise 6,25 TL'den işlem görüyor.


TL'DEKİ DEĞER KAZANCI YÜZDE 1,5'A YAKLAŞTI


Dolar/TL'de başlayan yükseliş dün 5,65 seviyesine kadar devam etse de bu hareket kalıcı olmadı. 
TL'deki değer kazancı yüzde 1,5'e yaklaşırken gelişmekte olan ülke para birimleri genelinde yüzde 0,7 ila yüzde 2 civarı değer kazancı yaşanıyor.


PİYASALARIN GÖZÜ ENFLASYON VERİSİNDE


Piyasalar, pazartesi günü açıklanacak olan enflasyon verisini bekliyor. 
İzlenen bir diğer konu ise ABD'nin İran'ın petrol ihracatını sınırlamaya yönelik 5 Kasım'da devreye alacağı yaptırımlarının Türkiye'yi nasıl etkileyeceği. 
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Washington'un İran'a ham petrol ihracatına yönelik yaptırımlarla azami baskı uygulamak istediğini ancak petrole bağımlı olan dost ve müttefik ülkelere zarar vermek istemediğini söyledi.

Trump'ın Çin Hamlesinin Ardından Çifte Rekor: Dolar 4,03 Liraya, Euro 5,0 Liraya Yükseldi

  Amerikan Doları Alış:3.9362 TL, Amerikan Doları Satış:3.9433 TL, Euro Alış:4.8335 TL, Euro Satış:4.8423 TL, Japon Yeni Alış:3.7049 TL, Japon Yeni Satış:3.7294 TL, İngiliz Sterlini Alış:5.4905 TL, İngiliz Sterlini Satış:5.5191 TL, Avustralya Doları Alış:3.0238 TL, Avustralya Doları Satış:3.0435 TL, Kanada Doları Alış:3.0005 TL, Kanada Doları Satış:3.014 TL, İsviçre Frankı Alış:4.1181 TL, İsviçre Frankı Satış:4.1445 TL, Çin Yuanı Renminbisi Alış:0.61818 TL, Çin Yuanı Renminbisi Satış:0.62627 TL, İsveç Kronu Alış:0.47728 TL, İsveç Kronu Satış:0.48222 TL, Norveç Kronu Alış:0.50724 TL, Norveç Kronu Satış:0.51065 TL, Rus Rublesi Alış:0.06788 TL, Rus Rublesi Satış:0.06877 TL, Bulgaristan Levası Alış:2.4571 TL, Bulgaristan Levası Satış:2.4893 TL, Danimarka Kronu Alış:0.64788 TL, Danimarka Kronu Satış:0.65107 TL, İran Riyali Alış:0.01039 TL, İran Riyali Satış:0.01052 TL, Kuveyt Dinarı Alış:13.0458 TL, Kuveyt Dinarı Satış:13.2165 TL, Pakistan Rupisi Alış:0.03534 TL, Pakistan Rupisi Satış:0.0358 TL, Rumen Leyi Alış:1.0299 TL, Rumen Leyi Satış:1.0433 TL, Suudi Arabistan Riyali Alış:1.0496 TL, Suudi Arabistan Riyali Satış:1.0515 TL,


Trump'ın, Çin'e ek gümrük vergisi ve yatırım kısıtlamaları getiren genelgeyi imzalamasının ardından dolar 4 TL'yi aşarak 4,03 seviyesine yükseldi. Euro da 4,97 lirayı aşarak 5,0 liraya çıktı.
ABD merkezli gelişmelere bağlı olarak dolar ve euro uluslararası piyasalarda rekor düzeylere tırmandı; dolar tarihinde ilk kez 4.0 lirayı aşarak 4.03 liraya çıkarken, euro da 4.97 lirayı aşarak 5.0 liraya çıktı.


YENİ BİR TİCARET SAVAŞI OLARAK YORUMLANDI
ABD Başkanı Donald Trump'ın, "yeni bir ticaret savaşı"nın başlangıcı olarak yorumlanan, Çin'e milyarlarca dolarlık ek gümrük vergisi ve yatırım kısıtlamalarına ilişkin kararları ve uluslararası kredi derecelendirme şirketi Standard & Poor's'un (S&P) bu yıl ABD Merkez Bankası'nın "dört faiz artışı" yapmasını beklediklerine ilişkin raporuna bağlı olarak lira küresel piyasalarda büyük değer kaybetti.

DOLAR VE EURO REKOR KIRDI

Bu gelişmelerin ardından, dolar tarihinde ilk kez 4.0 lirayı aşarak 4.0368 liraya ve euro da 4.9757 liraya kadar tırmandı. Dolar, tarihi zirvenin ardından 3.96 - 3.97 lira aralığına, euro da 4.89 - 4.90 lira aralığına döndü.

Döviz Nereye Gidiyor

  Amerikan Doları Alış:3.9362 TL, Amerikan Doları Satış:3.9433 TL, Euro Alış:4.8335 TL, Euro Satış:4.8423 TL, Japon Yeni Alış:3.7049 TL, Japon Yeni Satış:3.7294 TL, İngiliz Sterlini Alış:5.4905 TL, İngiliz Sterlini Satış:5.5191 TL, Avustralya Doları Alış:3.0238 TL, Avustralya Doları Satış:3.0435 TL, Kanada Doları Alış:3.0005 TL, Kanada Doları Satış:3.014 TL, İsviçre Frankı Alış:4.1181 TL, İsviçre Frankı Satış:4.1445 TL, Çin Yuanı Renminbisi Alış:0.61818 TL, Çin Yuanı Renminbisi Satış:0.62627 TL, İsveç Kronu Alış:0.47728 TL, İsveç Kronu Satış:0.48222 TL, Norveç Kronu Alış:0.50724 TL, Norveç Kronu Satış:0.51065 TL, Rus Rublesi Alış:0.06788 TL, Rus Rublesi Satış:0.06877 TL, Bulgaristan Levası Alış:2.4571 TL, Bulgaristan Levası Satış:2.4893 TL, Danimarka Kronu Alış:0.64788 TL, Danimarka Kronu Satış:0.65107 TL, İran Riyali Alış:0.01039 TL, İran Riyali Satış:0.01052 TL, Kuveyt Dinarı Alış:13.0458 TL, Kuveyt Dinarı Satış:13.2165 TL, Pakistan Rupisi Alış:0.03534 TL, Pakistan Rupisi Satış:0.0358 TL, Rumen Leyi Alış:1.0299 TL, Rumen Leyi Satış:1.0433 TL, Suudi Arabistan Riyali Alış:1.0496 TL, Suudi Arabistan Riyali Satış:1.0515 TL,

Dolar 3.93 lirayı aştı, euro 4.82 lira düzeyinde

Fed toplantısı öncesinde dolar haftaya 3.93 liranın üzerinde başlarken, geçen hafta 4.8313 lira ile rekor kıran euro da 4.82 liranın üzerine yükseldi.
ABD Merkez Bankası'nın (FED) bu hafta yapacağı toplantısı öncesinde gücünü koruyan dolar yeni haftaya 3.93 liranın üzerinde başlarken,. geçen hafta 4.8313 lira ile yeni bir rekor kıran euro da 4.82 liranın üzerine yükseldi.
Dünyadaki gelişmeler ve jeopolitik risklerle dolar erken işlemlerde 3.9348 liraya yükseldikten sonra 3.93 - 3.94 lira aralığında hareket etmeye başladı. Dolar, geçen 21 Kasım'da 3.9622 lira ile tarihi rekor düzeye çıkmıştı. Euro da erken işlemlerde 4.8281 liraya kadar yükseldikten sonra 4b82 - 4.83 lira aralığında hareket etmeye başladı.

Euro ve sterlin rekor kırdı, dolar yatay seyrediyor

Euro ve sterlin güne TL karşısında yeni rekor seviyelerden başlarken dolar 3 ayın zirvesinde yer alıyor. Rekorunu 4.8455'e taşıyan euro, 4.8410 seviyesinde yer alırken, tarihi zirvesini 5.5078 ile yineleyen sterlin ise 5.5135'te yer aldı.
Dün sert değer kayıplarının görüldüğü Türk lirası düşüşünü sürdürdü. Erken saatlerde 3.8742'ye kadar çıkarak 3 ayın zirvesindeki seyrini sürdüren dolar/TL saat 08:30'da 3.8685'den işlem gördü.
Rekorunu 4.8055'e taşıyan euro, 4.8010 seviyesinde yer alırken, tarihi zirvesini 5.4178 ile yineleyen sterlin ise 5.4135'te yer aldı.
Dün 12,76'ya kadar yükselen 10 yıllık tahvil faizi daha sonra 12,59'a çekilmiş olsa da TL üzerinde baskıya neden oluyor. Beklentilerin üzerinde gelen enflasyon verisi sonrası başlayan satış hareketi, TCMB faiz kararı, Moody's'in not indirimi ve cari açık sonrasında devam etti ve 10 yıllık tahvil faizini 90 baz puan yukarı çekti.
Hafta başından bu yana toparlanmaya çalışan dolar ise, ABD enflasyon verisi ve ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'ın görevden alınmasının ardından kazanımlarını törpüledi. Dolar endeksi 90 sınırından 89,58'e gelmiş durumda.

Dövizdeki Tırmanış Kimi Nasıl Etkileyecek?

Uzun süredir gündemin orta yerinde duran "Dolar 4 lira olur mu" sorusunun yanıtı artık biliniyor. Yeni soru doların nereye kadar gidebileceği, nerede duracağı, eski yerine gelip gelmeyeceği üzerinde sıralanıyor.
Döviz kurlarındaki yükselmenin temelinde döviz talebinin döviz arzından yüksek olması yatıyor. Arz talep dengesizliğinin varlığı ise cari açıkta kendini gösteriyor. Ancak cari açık tek başına kurları yukarı zıplatmıyor, dengeleri tümden değiştirmek için, iç veya dış konjonktür bozulmasından gelebilecek küçük bir kıvılcımı bekliyor. ABD Merkez Bankası, Mısır derken şimdi Suriye'ye "müdahale" işaretleri cari açık cephesinde "kıvılcım" olarak algılanmış olmalı.

Cari açıktan yüz bulmuş dalgalanma

Kurdaki olası bir kalıcı değişim ister istemez ekonomideki dengeleri değiştirecek, dengenin başka bir yerde kurulmasına yol açacaktır. Kalıcı olmayan oynaklık ise geniş kitlelere yaşattığı heyecana sınırlı kalacaktır. Bu arada ekonomide karşılaşılan yeni durumu sadece "dış kaynaklı dalgalanma" olarak nitelersek eksik kalır. Tarif, "Cari açıktan yüz bulmuş dış kaynaklı dalgalanma" şeklinde yapmak doğru sonucu ulaşma açısından daha yerinde olabilir. Kalıcı kur artışı ülke ekonomileri ve doğrudan vatandaşın cebini bakın nasıl etkiliyor:
Benzin, elektrik: Başta akaryakıt, doğalgaz ve elektrik fiyatlarında ciddi zam baskısı oluşur. Devlet akaryakıt fiyatlarında yaşanabilecek olası bir hızlı tırmanışı bir tek vergi indirimiyle frenleyebilir. Böyle bir müdahale bütçeye ek yük getireceği, mali istikrarın görünümünü bozacağı ve cari açığı tetikleyeceği için pek tercih edilmez. Akaryakıt fiyatlarının yükselmesi zincirleme enflasyon etkisi yapar. Doğalgaz ve elektrik fiyatları kısmen devlet desteğiyle makul düzeylerde tutulabilir.
Altın, konut: Dolar bolluğuyla zirveleri gören altının, dolar kıtlığında bile çıkışa geçmesi şaşırtmamalı. Cari açık, Suriye'den gelen müdahale haberleri, petrol fiyatlarındaki artışlar altına yarıyor. Konut ise bu tür ortamlarda yatırımcılar için değilse bile kendi evinde oturmanın hayalini kuranlara fırsat sunacak görünüyor.
İhracat, ithalat, istihdam: Türkiye'de ihracatın büyük bölümü ithalattan besleniyor. Kur artışıyla ihracatçıya gelen avantaj ithal girdilerin artmasıyla yok olacaktır. Olumlu yanı, ihracatçı ve üreticiler pahalı ithal girdi yerine nispeten ucuz yerli malını tercih edecektir ki bu da üretim ve istihdam artışını destekleyebilir.
Enerji ithalatı: Türkiye yılda 55 milyar dolarlık enerji ithalatı yapmak zorunda. Zaten cari açığı körükleyen de bu zorunluluk. Yılın başında dolar 1,85 TL düzeyindeydi. Bugün 2,03 TL'deyiz. Böyle bir artışın kalıcı olacağı düşünülürse Türkiye'ye çıkaracağı yıllık fatura 10 milyar liraya ulaşıyor. Bu rakam kamunun bir yılda yaptığı yatırımın 4'te 1'ine eşit.
Turizm: Dövizin artması turizm açısından ciddi bir rekabet üstünlüğü getirebilir. Ülkenin bu kanaldan gelecek dövize şiddetle ihtiyacı da var. Ancak, sezonun sonuna yak

Merkez Bankasının Müdahalesine Rağmen Dolar Rekor Kırdı!

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Merkez Bankasının rezerv opsiyonu mekanizması kapsamında döviz imkânı oranı üst sınırını yüzde 45'ten yüzde 40'a düşürmesine ve 2,2 milyar dolar tutarında dövizin bankaların kullanımına geçecek olmasına rağmen dolar 5,20 seviyesinin üzerine çıktı.


TL'de yaşanan sert değer kayıplarının ardından Merkez Bankasından müdahale geldi. Merkez Bankası, rezerv opsiyonu mekanizması kapsamında döviz imkânı oranı üst sınırını yüzde 45'ten yüzde 40'a düşürdü. Söz konusu değişiklik ile yaklaşık 2,2 milyar dolar tutarında döviz bankaların kullanımına geçecek olmasına rağmen dolar 5,20 seviyesinin üzerine çıktı.

ABD'DEN GELEN HABER DOLARI YÜKSELTTİ

Bu müdahalenin TL'ye etkisi sınırlı oldu. Ancak ABD'den gelen yeni haber, doları yeni bir rekora taşıdı. Donald Trump, İran'a yaptırımları yeniden düzenleyen bir kararname imzaladı. Bu karar Türkiye'yi de doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye'nin İran ile 11 milyar dolarlık ticaret hacmi var. Bu gelişme sonrası dolar/TL 5,20 seviyesini aştı.
"HAREKET SÜREBİLİR"
Stratejist Cüneyt Paksoy Bloomberg HT'ye kurdaki hareketin devam edebileceğini söyledi. Paksoy "enflasyondaki yükselme eğilimi, risk priminin yükselmesi, 10 yıllık tahvilde rekor kırılması, yabancı algısının negatif seyretmesi, dolar endeksinin seyri dolar üzerinde kriter ama yükselişi tetikleyen yegane etki ABD ile olan iletişim" dedi.

Türk Ekonomisinin Genel Görünümü

Tamer Ashraf

Son 15 yıldır istikrarlı büyümesi sayesinde Türk ekonomisi kaydadeğer bir performans sergilemiştir. Sağlam makro-ekonomik stratejiler, uygun mali ve para politikalar ve izlenen yapısal reformlar; yüksek büyüme oranları ve Türk ekonomisine duyulan güvenin artmasıyla sonuçlanmıştır.
Geniş yurtiçi piyasamız, rekabetçi ve dinamik özel sektörümüz, ulaşım, telekomünikasyon ve enerji sektörlerinde oldukça gelişmiş teknolojik altyapımız mevcuttur.
Ekonomik büyüme
Türkiye, Dünya Bankası 2017 yılı Nisan ayı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu verilerine göre 2016 yılında, satın alma gücü paritesine (SGP) göre dünyanın 13. ve Avrupa’nın 5. büyük ekonomisidir.
Türkiye 2010-2016 döneminde ortalama 6.3 % olan büyüme performansına sahip olmuştur. 2017 yılının ilk yarısında 5.1 %’lik büyüme gerçekleşmiştir. Ekonomimizin, 2017 yılı ilk yarısındaki Sözkonusu oranın 3.9 %’u yatırımlar ve ihracattan gelmektedir. Bu durum büyümemizin kalitesini göstermektedir. Nitekim üçüncü çeyrekte bu oran 11.1 % olarak gerçekleşmiştir. Böylece ilk dokuz aylık dönemde büyüme 7.4 %’e ulaşmıştır. Ülkemiz, 2017 yılının ilk üç çeyreği itibariyle OECD, Avrupa Birliği ve G20 ülkeleri arasında büyüme oranı bakımından birinci sırayı elde etmiştir. Büyüme oranımızın 2017 yılının tamamında ise 6,5 - 7 % oranında olması beklenmektedir.
Türkiye, 2018-2020 yılları Orta Vadeli Programı (OVP) hedeflerine göre, her üç yıl için de 5.5 % büyümeyi hedeflemektedir. OECD tahminlerine göre, Türkiye 2015-2025 döneminde 4.9 %’luk yıllık ortalama büyüme oranıyla OECD’ye üye ülkeler arasındaki en hızlı büyüyen ekonomilerden biri olacaktır.
Türk halkı 2016 yılında darbe teşebbüsü karşısında tarihe geçecek bir demokrasi zaferi elde etmiştir. Bu zorlu sürece rağmen, Türk ekonomisi gücünü korumayı başarmıştır. Özellikle 2017 yılı ikinci çeyreğinden itibaren Türkiye ekonomisine ilişkin ekonomik büyüme tahminlerini uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları tarafından yeniden gözden geçirmek durumunda kalmışlardır. Son olarak OECD 2017 yılı için ekonomik büyüme oranımızı 6.1 %’e yükseltmiştir.
Dış ticaret
Ülkemiz, 2016 yılında 341.1 milyar ABD Doları toplam dış ticaret hacmine sahip olup, bunun 142.5 milyar Doları ihracat, 198.6 milyar Doları ithalattır. 2005-2016 yıllarında ihracatın artış oranı Türkiye’de 6.4 %, dünyada ise ortalama 4.3 %’dür. Türkiye’nin ihracatının 2017 yılında 153.3 milyar, 2018 ve 2019 yıllarında ise sırasıyla 170 ve 193.1 milyar Dolar seviyesinde gerçekleşmesi öngörülmektedir. İhracatımız için belirlenen 153,3 milyar ABD Doları hedefinin üzerine çıkıp ihracatımızın 156 milyar ABD Dolarını geçmesi beklenmektedir.
Türkiye, 2016 yılı itibariyle AB ile yaklaşık olarak 160 milyar Dolarlık bir ticaret hacmine sahiptir. AB ile aramızda devam eden Gümrük Birliği sanayi mallarını ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsamına almaktadır. Türkiye AB’nin birinci, AB ise Türkiye’nin dördüncü ticaret ortağıdır. Gümrük Birliği’nin başka sektörleri de kapsayacak şekilde güncellenmesi halinde, AB ile ticaretimiz çok daha ileri noktalara taşınacaktır. AB tarafından Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin yaratacağı etkilere dair bir analiz yaptırmıştır. 2016 yılında benzer bir çalışma ülkemiz tarafından da yapılmıştır. Sözkonusu çalışmadan çıkan sonuçlara göre, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin AB ekonomisinin büyümesine katkıda bulunacağı ifade edilmiştir.
Türkiye’nin Dış Ticareti (milyar $)
            2010   2011  2012  2013 2014  2015  2016
İhracat 113,9 134,9 152,6 151,8 157,6 143,9 143
İthalat 185,5 240,8 236,5 251,7 242,1 207,2 199
Hacim 299,4 375,7 389,1 403,5 399,7 351,1 342
Kaynak: TÜİK
Yabancı yatırımlar
Doğrudan yabancı yatırımlar için Türkiye önemli bir cazibe merkezidir. 2003–2016 yıllarında gerçekleşen doğrudan yabancı sermaye yatırımları 176,6 milyar ABD Doları’dır. 2017 yılı Ocak-Ekim döneminde ise 8,29 milyar ABD Doları tutarında doğrudan yabancı sermaye ülkemize girmiştir.
2012’den beri Türkiye Batı Asya’daki en büyük yabancı yatırım çeken ülke olmuştur.
Türkiye’de yabancı yatırımcılara yerel yatırımcılarla aynı haklar ve yükümlülükler veren yasal düzenlemeler yabancı yatırımlar için güvenli bir ortam sağlamaktadır.
Ticaret ve doğrudan yabancı yatırımlar bakımından Türkiye’yi benzersiz kılan özellik, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya’ya açılan bir kapı özelliği taşımasıdır. Nitekim İstanbul’dan 4 saatlik uçuşla 60’den fazla ülkeye ve dünya ekonomisinin dörtte birini oluşturan geniş bir pazara erişim sağlanabilmektedir.
Türkiye'de 57 bin 649 yabancı sermayeli şirket faaliyet göstermektedir. Yerli ve yabancı ortaklı olan şirket sayısı 34 bin 573’dür.
Ülkemiz dünyanın en iddialı yatırım teşvik sistemlerinden birine sahiptir. Hükümetimiz her proje için ayrı bir teşvik imkanı oluşturmak için gerekli yetkiyi TBMM’den almıştır. Proje bazlı yatırım teşvik sistemi ile yatırımlarımızın önü açılmaktadır.
Özelleştirme
Hükümetin öncelikli gündem maddelerinden birini özelleştirme oluşturmaktadır. Özelleştirme sürecinin altındaki temel felsefe, devletin rolünün sağlık, temel eğitim, sosyal güvenlik, millî savunma ve geniş çaplı altyapı yatırımlarıyla sınırlamaktır. Bu Türkiye’nin özel sektöre dayanan gerçek bir serbest piyasa ekonomisi oluşturma hedefine uygundur.
OECD ülkeleri arasında özelleştirme sürecini hızla tamamlayan ve yüksek getiri elde eden ülkeler arasında ön sıralarda yer alan Türkiye’de, 1986-2003 yılları arasında yaklaşık 8 milyar Dolar, 2004-2015 yılları arasında 58 Milyar Dolar olmak üzere toplam 66 milyar Dolar civarında özelleştirme uygulaması gerçekleştirilmiştir.
18.11.2002 – 25.07.2017 döneminde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile 4046 sayılı Kanun’un 4. Maddesi doğrultusunda verilen yetkiye istinaden özelleştirme programındaki kuruluşlar tarafından gerçekleştirilen uygulamalar kapsamında, 94 kuruluşta bulunan kamu paylarının blok satış, halka arz ve İMKB’de hisse senedi satışı yoluyla 10 liman, 81 elektrik santrali, 40 tesis/işletme, 3.483 taşınmaz, 3 gemi ve 36 maden sahası ile araç muayene hizmetlerinin de varlık satışı/işletme hakkı devri yoluyla özelleştirilmiş, ayrıca özelleştirme programındaki kuruluşların envanterinde kayıtlı bir kısım makine-teçhizat, demirbaş vb. varlıklar ile bu kuruluşlar adına tescilli markaların satışı yapılmıştır.
18.11.2002-25.07.2017 döneminde gerçekleştirilen özelleştirme uygulamalarının toplam tutarı 59 milyar 558 milyon 255 bin ABD Dolarıdır.
Müteahhitlik Sektörümüz
Türk müteahhitlik sektörü dünyada Çin'den sonra ikinci sırada yer almaktadır.
İlk müteahhitlik projesini 1972'de Libya'da üstlenen sektör, bu yılın Temmuz ayına kadar geçen sürede 117 ülkede, toplam değeri 344,7 milyar dolar olan 9 bin 18 projeye imza atmıştır.
Sektörün son 10 yıldaki hizmetlerine bakıldığında 2008-2017 Temmuz döneminde 4 bin 152 proje üstlenilmiştir. Bu projelerin toplam tutarı 220,1 milyar dolar olarak hesaplanırken, bu tutar 45 yılda üstlenilen 344,7 milyar dolarlık proje tutarının 64 %'üne karşılık gelmektedir.
Ortalama proje bedeli açısından da son 10 yılda önemli gelişme kaydedilmiştir. Bu kapsamda, 2008 yılında ortalama proje bedeli 37,1 milyon ABD Doları iken bu tutar yaklaşık 2 katına çıkarak 2017 yılının temmuz ayı itibarıyla 79,3 milyon ABD Dolarına ulaşmıştır.
Türk müteahhitlerin son 45 yılda üstlendiği projelerin ülkeler bazında dağılımı değerlendirildiğinde ilk sırada 67,6 milyar ABD Doları ve yüzde 19,6 pay ile Rusya yer almaktadır. Bu ülkeyi 46,8 milyar ABD Doları ve yüzde 13.6 % pay ile Türkmenistan, 28,9 milyar dolar ve yüzde 8.4 % pay ile Libya takip etmektedir.
Sektörel açıdan bakıldığında ise karayolu, tünel ve köprü projeleri 44,1 milyar ABD Doları ile Türk müteahhitlerinin en çok iş yaptığı alanlar olmuştur. Konut projeleri 43,7 milyar ABD Doları ile ikinci, ticaret merkezi projeleri 29,1 milyar ABD Doları ile üçüncü sırada kendine yer bulmuştur.
2017 yılı itibariyle küresel ölçekte faaliyet gösteren dünyanın en büyük 250 inşaat firmasından 45’i Türk firmalarıdır.
Bu firmalardan 7'si ilk 100 firma arasında kendine yer bulurken, ilk kez 2 Türk firması 3 milyar ABD Doları üzerindeki gelirleriyle ilk 50 firma arasında sayılmıştır.
Turizm
Dünyanın 6. en popüler turizm merkezi olan Türkiye (2015) , yılda 30 milyonun üzerinde turist çekmekte olup ziyaret edenlerin sayısı yıldan yıla artmaktadır. Turizm sektörü, 2023 yılı itibarıyla yılda 50 milyon turist ziyareti ve 50 milyar ABD doları gelir hedeflemektedir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre, 2016 yılında Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçilerin sayısı 30,9 milyon iken, aynı yıl turizm sektörünün elde ettiği toplam gelir yaklaşık 18,7 milyar ABD dolarıdır.
Turizmde 2017 yılı içinde % 29’luk artış yaşanmıştır. 2017 yılı Ocak-Eylül döneminde 26 milyon turist ülkemizi ziyaret etmiştir. Aynı dönemde 15.5 milyar ABD Doları turizm geliri elde edilmiştir.
2017 yılının Ocak – Eylül döneminde ülkemize en fazla yabancı turist gönderen ülkeler sıralamasında Rusya Federasyonu (15.82 % - 4.122,305 kişi) birinci, Almanya Federal Cumhuriyeti (11.22 % - 2.923,152 kişi) ikinci, İran İslam Cumhuriyeti (7.28 % - 1.895,907 kişi) üçüncü sırada yer almaktadır.
Gelen yabancı ziyaretçi sayısı esas alındığında Antalya, Türkiye'nin en çok tercih edilen şehridir. 2014 yılında ülkeye gelen yabancı turistlerin % 34'ü tarafından ziyaret edilen Antalya'nın merkezi ile çevresindeki Kemer, Belek ve Kaş gibi beldelerde 500'den fazla 4 yıldızlı ve 5 yıldızlı otel bulunmaktadır.
7.200 km uzunluğunda kıyı şeridi bulunan Türkiye 436 adet mavi bayraklı plajıyla, 578 adet mavi bayraklı plajı bulunan İspanya'nın ardından 38 ülke arasında 2. sırada yer almaktadır. Türkiye'de ayrıca 22 adet mavi bayraklı yat limanı bulunmaktadır.
Elverişli coğrafi konumunun da yardımıyla küresel bir bağlantı noktası olma özelliği gittikçe artan İstanbul, yılda 12 milyon ziyaretçi ile Master Card 2016 Global Hedef Şehirleri Endeksi'nde en çok ziyaret edilen şehirler arasında Avrupa’da 3. sıraya yükselmiş bir cazibe merkezi konumundadır.
Para Politikası
Türkiye, istikrarlı ekonomik büyümeyle birlikte kamu maliyesinde gelişme kaydetmiştir; AB tanımlı genel yönetim nominal borç stoku 2002-2016 yılları arasında 72.1 %’den 28.3 %’e gerilemiş ve Türkiye, AB-Maastricht kriterleri arasında yer alan “azami % 60 oranında kamu borç stoku” ilkesine 2004 yılından bu yana uyar hale gelmiştir. Benzer şekilde, bütçe açığının GSYİH’ye oranı 2003-2016 yılları arasında 10 % 'dan 2 %’nin altına gerileyerek AB-Maastricht kriterlerinin bütçe dengesi için öngördüğü ilkeye uyum sağlamaya başlamıştır.
2016 yılında tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) 8.53 % oranında gerçekleşmiştir.
Rezervler
15 Aralık 2017 tarihi itibariyle Merkez Bankası toplam rezervleri 113.582 milyar ABD Doları olarak kaydedilmiştir.